İşaret Dili Üzerine

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 10’unu engelli bireyler oluşturuyor.

Dünya Sağlık Örgütü’nün bir başka verisine göre de dünyada yaklaşık 600 milyon işitme engelli birey yaşamakta.

Türkiye’de ise yaklaşık 1 milyon civarında işitme engelli yaşıyor.

Türkiye nüfusunun yüzde 12’si engelli vatandaşlarımızdan oluşuyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2000 yılı verilerine göre ise Türkiye’de 89.043 kişi konuşma engelli.

İşitme engellilerin toplumda karşılaştıkları sorunları hiç düşündünüz mü?

Doktora gittikleri zaman rahatsızlıklarını ya yanlarında bulunan bir tercüman vasıtasıyla – o tercümanı da bulmak çok zordur- ya da bir kağıda yazarak anlatmak zorunda kalmaktalar.

Mahkemede söyleyeceklerini ancak bir tercüman yardımıyla hakime aktarabilmektedirler.

Emniyette ifade vermek için işaret dili bilen birilerine ya da bir tercümana ihtiyaç duymaktadırlar.

Kısacası devlet kurumlarında, bankalarda ve daha birçok yerde işitme engelliler bin bir güçlükle karşılaşmaktadırlar.

İşaret dili bilmek bir zorunluluk değil ama en azından her kurumda bir bilen kesinlikle olmalı.

Peki hiç düşündünüz mü, engelliler biz engelsizlerle iletişim kurmanın yollarını ararken bizler bu konuda hangi çabayı sarfediyoruz? Niçin bu çaba tek taraflı kalıyor? Yoksa onların suçu, sayıca bize göre daha az olup azınlıkta kalmaları mı?

İnsanlar bu dili bilmediği için karşılıklı iletişim kurulamıyor. Bu yüzden işitme engellilerin topluma uyum sağlamaları, istihdam, eğitim, sağlık, sosyal aktivitelere katılma, kendilerini ifade etme gibi konularda problemler yaşanıyor. Zira bu saydıklarımız en temel insan haklarını oluşturmaktadır.

İşaret Dili nedir?

İşitme yetersizliği ile dil ve konuşma yetersizliği olan bireylerin kişisel ve toplumsal ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla konuşma dilinden farklı olan fakat belli bir sistem içinde el ve vücut hareketleri ile mimiklerin kullanıldığı görsel bir dildir.

İşaret dili dünyada en çabuk öğrenilen dildir.

Bilinenin aksine İşaret Dili yalnızca el hareketlerinden oluşmaz. Yüz mimikleri de oldukça ekilidir.

İşaret dilleri de sözlü diller gibi gramer yapısına sahiptir.

Her ülkenin kendi işaret dili vardır.

Ülkeden ülkeye değişen işaret dilinin bölgelere göre farklılık gösteren aksan ve lehçeleri de vardır. Ayrıca, Türk İşaret Dili ve Türkçenin gramer yapısı olarak birbirinden farklı iki dil olduğunu hemen belirtelim.

Türk İşaret Dilinin kökeni oldukça eskilere dayanır.

 Tarihçiler, Osmanlı Devleti’nde 16. yy’da bu dilin kullanıldığını belirtmektedirler. Hatta ilk işitme engelliler okulu yine Osmanlı döneminde II. Abdülhamit tarafından 1902’de kurulan Yıldız Sağırlar Okulu’dur ve günümüz Türk İşaret Dilinin temelinin burada atıldığı söylenmektedir.

İşaret dili bilen eleman artık tüm kurumlar için bir ihtiyaç.

Uzmanlar işaret dili bilenlerin, başta belediyeler, hastaneler, okullar ve adliyeler olmak üzere birçok sektörde aranan eleman olacağını belirterek gençlere ve işsizlere, yeni meslek olarak bu dili öğrenmeleri tavsiyesinde bulunmaktadırlar.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın açtığı sınava katılarak memur olabilirsiniz.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı son yıllarda yapmış olduğu sınavlar ile İşaret Dili Tercümanı almaktadır. Son yapılan sınavda KPSS şartı aranmamıştır.

Adliyelerde bilirkişi olarak görev alabilirsiniz.

Adliyelerde işitme engelli vatandaşlar ile iletişim kurabilmek ve sorunları çözmek adına Bilirkişi olarak görev yapabilirsiniz. Bununla ilgili yerel mahkemelerin ilanlarını takip edebilirsiniz.

Noterden tasdikli yeminli tercümanlar,

tapu daireleri, karakollar, hastaneler ve belediyelerde çalışabiliyor. Yeminli tercümanlar sahip oldukları sertifikaları noterden onaylatarak yeminli tercümanlık yapabiliyor.

TV, Konferans, Seminer ya da toplu organizasyonlarda tercümanlık yapabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir